Uluma İzmir Özel Gösterimi..

Sisli, serin ve her zamanki tuhaf kokusuyla bir Kadıköy gecesini ardımıza bırakıp, yola vurduk kendimizi.
Allen Ginsberg’in 20 yüz yılın en önemli metinlerinden birini, sadece metin değil bir kuşağın tarihini ve manifestosunu haykırdı: Uluma…
5 Haziran Uluma İzmir Özel Gösterimi öncesi Hayalbaz ailesi afiş, poster, net, mail vb vs tüm olanaklarla etkinliğin duyurusunu yapmışlardı. Güneşli bir Perşembe günü binyılların, mitlerin ve düşlerin büyüdüğü ege şehrine 2 yoldaş adım atmıştık.

Howl / Uluma ilk kez 1955 yılında Frisco da Six Gallery de okunmuştu. Yıllardan beri ülke de bir Beat duyarlılığı/hareketi yaratma uğraşında olan 6:45 ekibi Uluma’nın Türkçe de aslına uygun ilk seslendirilişi üzerine yaptığı filmin üçüncü gösterimi için İzmir de Hayalbaz dayız.
Yıllardan beri ne Beat ne Sürrealizm, ne bilimkurgu ne de sitüasyonistler ülke topraklarında derli toplu ele alınmamışken, doğru dürüst bir kazı yapılmamışken yine kumlara şiirler yazıyor, boşluğa çiçekler ekiyorduk. Gösterim öncesi saatler telaşlı bir heyecan ve her zamanki tedirgin gülümsemelerle hazırlıklar tamamlanıyordu. Büyük bir kalabalık değil, gece ruhuyla yaşayabilecek arıza bir kitle bekleniyordu.
‘ jack Kerouac, On the Road’u yazdı…. William Seward Burroughs, Çıplak Şöleni yazdı… Neal Cassady, The First Thrid’ü yazdı…
Tüm bu kitaplar cenneten çıktı…’

5 haziran Perşembe saat 19:10 da ‘6:45 / Hayalbaz tertipsizlik komiteleri ve Mars koloni kurtuluş güçleri adına hoş geldiniz’ anonsuyla gösterim başladı. Filmin bitişiyle mekanı dolduran 40 kişi ayakta alkışa başladık. Dostum ile sahneye çıkıp kucaklaştık ve ardından Şenol yanımızda gelen 150 civarında 6:45 kitabını, ayraçlarını ve bazı özel nesnelerini ücretsiz olarak paylaşmaları çağrısını yaptı. Hemen ardından yılların fanzincisi Zatturi sahneye gelip şiirlerini okudu ve hemen sonrasındaki ‘dans edemediğimiz devrim, devrim değildir’ duyurumuzla hep beraber bir çeşit karnaval havasına geçtik. Arada dans ve müzik kesilip; artık özgür bir kürsü haline gelen sahnede bir çok dostumuz şiirleri okudu-yazdı-haykırdı…

Gece; prestijli bir çorbacı salonuna yapılan tekinsiz istekler ve bolca dostluk, paylaşım ve otonom yürekler ile son buldu. İşte İzmir de böyle kendi dilince, özgürce Uludu…
10.06.08
Bay Perşembe