Durmadan gökyüzü
binlerce renginden kuşun maviyi takınan gökyüzü
yeryüzünü öldürün! durmadan gökyüzü: bu sizin iyiliğiniz için,
ne kadar da inatçısınız. uzun uzun anlatamam size her şeyi, başka
bir yol bulun. beni uzak tutun fısıltılarınızdan, belki bir gece yarısı
hiç bitmemiş bir sabahtır; bunları düşünün, balkonları ve mandalina
kokularını; zaferler ve yenilgiler suskunluktur. gördüğünüz gibi
sevişmeyin ne olur, durmadan gökyüzü: çocukların vurulduğu
en eski mahalle; kuş gittiği her yere göğü de götürür. siz ne söylediğimle
ilgilenmiyorsunuz bence, beni ciddiye almıyorsunuz, yoksa neden
mutsuzluk… göğün her ucunda hep üç nokta.
gidin bu sınırsız memleketten, gökyüzü burası:durmadan
ben ve rüzgar ve bir de bulutlar ve belki kuşlar:
yeniden, durmadan: gökyüzü.
Onur Akyıl

1
fırlatımış bir uzay mekiğinin geride bıraktığı eksoz dumanı rengiydi gözlerin
yağ kaçırıyordu uzay mekiği, dumanı maviydi
bu yüzden çakılacağı yer de belliydi
2
yere çakılan bir uzay mekiğinin içinde son duasını okuyan bir türkonot çığlıydı şiirin
osmanlı orduları kadar güçlü ve bir şeyhülislam fetvası kadar eskiydi
bu yüzden çakacağı yerler de etek altlarında gizliydi kırk yaş üstü fahişelerin