Hayalbaz

Temmuz, 2008 Arşivi

Nükleere Karşı Sanat – Barışarock

Hayalbaz tarafından Tem.25, 2008 tarihinde eklenmiştir. Etiketler: Sergi

Bir ağaç ya da bir sevgili! Hayatın içinde sevdiğin her ne varsa, onun için bizimle ol!
Hayalbaz 9-10 Ağustos 2008 – Barışarock’ta..

Hayalbaz’ın nükleere karşı sanatçı tepkisinin kollektif bir duyarlılıkla ortaya konması çağrısına yanıt veren çeşitli illerden sanatçıların yapıtları ile, Çernobil’in yıldönümünde(26 nisan 2008) İzmir’de Nükleere Karşı Sanat sergisi hayata geçmişti. Barışarock 2008′de; İzmir deki sergiye katılan yapıtlar ve BarışaRock alanında oluşturulacak ve izleyicileri ile de önce etkileşime ve ona bağlı harekete geçirmeye kışkırtan kollektif üretime dayalı performanslar gerçekleştirilecektir. Müzisyen dostlarımız Dar-ül Efkar’ın da nükleere karşı müzik yaparak katılacağı sergi alanında görüşmek üzere..

Katılımcılar: Dilan Bozyel – Sürrealist Eylem Türkiye – Sürrealist Eylem Arjantin – Süleyman Tosuner – Gökçen Öcalan – OnstOn – Ilgaz Uğurluer – Cins – Hayali – Fırat Sayılgan – Ziyafettin Oğuz – Seydi Murat Koç – Çağlar İçer – Z.Gaye Ağralı – Dar-ül Efkar – Fantom – Duygu Kale – Onur Akyıl – Senem Yağsan – Requiem – Fikret Güneş – Emrah Özlem – İç Mihrak – Dilana Petrowa – Kadir Kartal – Bay Perşembe

BARIŞAROCK 2008 ATÖLYELER PROGRAMI

NÜKLEERE KARŞI SANAT!..

Hayalbaz’ın nükleere karşı sanatçı tepkisinin kollektif bir duyarlılıkla ortaya konması çağrısına yanıt veren çeşitli illerden sanatçıların yapıtları ile, Çernobil’in yıldönümünde(26 nisan 2008) İzmir’de Nükleere Karşı Sanat sergisi hayata geçmişti. Barışarock 2008′de; İzmir deki sergiye katılan yapıtlar ve BarışaRock alanında oluşturulacak ve izleyicileri ile de önce etkileşime ve ona bağlı harekete geçirmeye kışkırtan kollektif üretime dayalı performanslar gerçekleştirilecektir.

ARTISTS FOR PEACE

İnternette yer alan bir sanat sitesinde Alberto Cerritos tarafından kurulan ve savaşa karşı sanatçıların bir araya gelmesiyle oluşan, 57 ülkeden şu an için 255 sanatçının dahil olduğu ve savaş karşıtlığı ve özgürlük üzerine çeşitli sanat projeleri üreten Artists For Peace topluluğunun “Savaşaın Dehşeti” konulu DIGIMURAL (yeni sanatçıların katkılarıyla devamlı büyüyen kollektif dijital duvar resmi) çalışması dünyada ilk olarak BarışaRock alanında sergilenecektir.

FİLİSTİN SERGİSİ

Filistin işgalini teşhir eden fotoğraflardan oluşan bir sergi olacaktır.

YAŞAYAN KÜTÜPHANE

Yaşayan Kütüphane normal bir kütüphane gibi çalışmaktadır. Okuyucular gelirler ve bir kitabı belirli bir zaman süresi için ödünç alırlar. Kitabı okuduktan sonra kütüphaneye iade ederler ya da isterlerse kitabın süresini uzatabilirler. Dilerlerse başka bir kitap ödünç alabilirler. Yaşayan Kütüphane ile normal bir kütüphane arasında tek bir fark vardır: Yaşayan Kütüphanede kitaplar insanlardır. Ve kitaplar ile okuyucular kişisel bir diyalog içerisine girerler.

SOSYAL HAKLAR KIRAATHANESİ

Sosyal Haklar Kıraathanesi’nin çıkış noktası ülkemizdeki kıraathane kültürüdür. Kıraathanenin anlamı aslında “okuma evi”dir. Ancak toplumsal pratiğimizde daha çok erkeklerin biraraya gelip kağıt veya tavla oynadıkları, gündelik yaşam ve politika konuştukları kahvehaneler olarak yer almışlardır. Bu özellikleriyle kıraathaneler sokağın nabzını tutan yerler olarak algılanmış ve politikanın asıl şekillendiği yerler olarak karikatürize edilmişlerdir. Bundan hareketle ortaya çıkan Sosyal Haklar Kıraathanesi, gençlerin kimlik farkı gözetmeksizin biraraya gelerek, çay-kahve ve bir oyun (Hayat Zor!) eşliğinde sosyal hak alanları üzerine sohbet edebildikleri bir ortam yaratma niyetiyle doğmuştur. “Hayat Zor!”, Toplum Gönüllüleri tarafından tasarlanmış bir kart oyunudur. Mutlulukya adında bir ülkenin milletvekilleri olarak ülkeyi düzlüğe çıkaracak politik program oluşturmanız beklenir. Vakit dar, bütçe kısıtlı, hayat zordur. Peki ne olacak bu Mutlulukya’nın hali? Hepinizi düşünmek, tartışmak, kısaca paylaşmak üzere kıraathanemizde Hayat Zor oynamaya bekliyoruz.

GRAFITTI / STENCIL ATÖLYESİ

Stencil nedir, nasıl hazırlanır? Sprey tutuş teknikleri ve cap çeşitleri nelerdir? Grafitiyle ilgili sorulara cevap bulabileceğiniz atölyede, katılımcılar grafiti yazarları eşliğinde kendi uygulamalarını yapacaklardır.

BİN TURNA ATÖLYESİ

Hiroşima’ya atom bombası atıldığında, Sadako henüz iki yaşındaydı. O’na görünürde bir şey olmadı ama büyükannesini kaybetti. Vücuduna atılan bomba 12 yaşına ayarlıydı. Sadako 10 yıl sonra öğrendi “atom bombası hastalığı”; lösemi olduğunu. Küçük bir kız çocuğuydu; pamuk helvadan etrafta koşuşturup durmasına kadar her şeyiyle bir çocuk… Ümidini ‘Kâğıttan Turnalar’ efsanesine bağladı, turnalar barışın, ümidin simgesiydi Japonya’da, kâğıttan bin turnayı yapmayı bitirirse tanrılar bir dileğini gerçekleştirecekti… Barışa turnalar uçurmak için.

FOTOĞRAF ATÖLYESİ

Alana makineleri ile gelecek arkadaşlarla Barışarock’ı en renkli biçinde anlatacak fotoğraflar çekeceğiz.

UÇURTMA ATÖLYESİ

Alanada renkli uçurtmalar yapacak, en güzel dileklerimiz ile gökyüzünde çıkartacağız.

KUKLA ATÖLYESİ VE KORSAN SAHNE

Alan içerisinde toplayacağımız atıklardan korsan bir sahne hazırlayıp, kukla atölyesi ve çeşitli performansların sergileneceği bir sahnemiz olacaktır.

BİLEKLİK ATÖLYESİ

Çeşitli ipliklerinden bileklik yapmayı öğrenip öğretebileceğimiz atölye çalışmasıyla, BarışaRock hatırası olarak taşıyabileceğimiz bilekliklerimiz olacak.

KAROEKETÜR

Koala dergisinin çizerlerinin hazırladığı karikatürler üzerindeki konuşma balonlarının katılımcılar tarafından doldurmasıyla oluşacak atölyedir. Bu çalışma sonucunda ortaya çıkacak olan karikatürlerden seçilenler koala dergisinde yayınlanacaktır.

DİLEK AĞACI

Barış, adalet ve özgürlükten yana olan tüm insanların iyi dileklerini kumaşlara yazarak üzerine bağlanmasını isteyen güzel bir ağacımız olacaktır.

BARIŞAROCK’IN EV SAHİPLERİ

Geçip konan festival insanları olarak bulunduğumuz alandaki flora/faunayı tanımak/tanıtmak ve ev sahiplerimize karşı sorumluluklarımızı nasıl yerine getirebileceğimizi tartışacağımız atölyedir.

RİTİM ATÖLYESİ

Katılımcıların çeşitli ritim aletleriyle oluşturduğu coşkulu bir ritim atölyemiz olacaktır.

PANKART ATÖLYESİ

BarışaRock’ın karşı olduğu her konu için ayrı birer pankart hazırlayıp, alanın çeşitli yerlerine bu pankartları yerleştireceğiz.

DUVAR GAZETESİ

Festival boyunca sanatçı ve katılımcılarla yapacağımız röportaj ve BarışaRock haberlerinin yer alacağı bir gazete(pano).

OYUNLAR

*İklimin ilacı *Ulaşım araçları oyunu *Nükleer çatlar, patlar *Define avı *Koala ağaçta ne kadar kalır?

YOGA ATÖLYESİ

Yoga, insanın kendisiyle, diğer insanlarla, doğayla, kısacası tüm evrenle barış içinde olmasının en güzel yollarından biri. Yoga eğitmenleriyle yapılacak olan Hatha Yoga çalışmasında varlık nedenimiz olan nefeslerimizin bedensel hareket ve duruşlarla daha iyi kullanılmasının yolları keşfedilecek. Çalışma herkese açıktır. Barışa yoga, barış için yoga…

Detaylı bilgi için www.barisarock.org

Yorum bırak.. devamı...

Dar-ul Efkar İzmir Konseri

Hayalbaz tarafından Tem.15, 2008 tarihinde eklenmiştir. Etiketler: Konser

Albüm öncesi İzmir Konseri 18 Temmuz 2008 Cuma gecesi Hayalbaz’da..

14 Yorum devamı...

Günümüz Sanatının Emek Çağrısı

Hayalbaz tarafından Tem.12, 2008 tarihinde eklenmiştir. Etiketler: Haber, Sergi

İstanbul’un önemli güncel sanat merkezlerinden Akbank sanat, her yaz dönemi  Günümüz Sanatçıları sergisine ev sahipliği yapıyor. Bu yıl 27. düzenlenen sergiyi Resim ve Heykel Müzeleri Derneği hazırlanıyor.

Sergide yer alan 9 genç sanatçıdan biri hala 9 Eylül GSF’de yüksek lisansına devam eden İzmir’li sanatçı Halil Vurucuoğlu. Vurucuoğlu’nun çalışmalarını Düzensiz’in 3. sayısına konuk etmiştik. O dönemde Halil ağırlıklı olarak sokak sanatında stencil ve sticker üretiyordu; fakat K2 yer alan bir karma sergide de büyük bir stencil ile yer almıştı.

Ardından, Türkiye’nin ilk sokak sanatı dosyası(kitapçığını) yaparken Halil ile hoş bir mülakat yapmıştık. O süreçten bu güne Halil sokak çalışmaları yanında; bir-kaç sergi de daha sokakta yaptığı işleri sergi salonuna taşıdı. Bu noktada küratöryel ekibin ‘galeri dünyasına attığı ilk adımın yanı sıra, resmini sergileyişi ve dönüştürmesi açısından da ilgimizi çekiyor’ tespiti, eksik bir tespit olarak kalıyor.

Halil Vurucuoğlu’nun stencil ve yapıştırma yoluyla yaptığı duvar enstalasyonu, kuşkusuz serginin en dikkat çekici işi. Yapıt, medya ve onun şiddeti işleyiş biçimine dair ciddi bir eleştiri barındırıyor. Görüntünün pornografisi ve izleyicisin müstehcen teması; vurucu bir estetik müdahale ile ustaca duvara aktarılmış.
Video ve enstalasyon çalışmaları yanında sergide yer alan dikkat çekici diğer bir isim ise Viron Vert. Sergide Andersen’in masallarından yola çıkan desenler ile katılan Vert aslında tasarım dünyasında kendini ispatlamış bir yaratıcı. Sergi de ticari üretiminin dışında, masalsı ve otomatizme yakın desenler ile yer alıyor.

25 Haziranda açılışı yapılan sergiyi bu sene 3 küratör ‘işçisin sen, işçi ol’ sloganı ve emek kavramı etrafında açıkladılar. Gerçi küratörlerin kaleme aldığı sergi bildirisinin B/Süreç Tasarımı başlığında genç yaratıcıların emek süreci dışında; sergi de yer alan işlerle Derrida, Deleuze, 1 Mayıs, Negri&Hardt’a göndermeler ve alıntılamalarla arasında bağ kurmak güç. Küratör arkadaşların ‘Biz küratöryel ekip olarak, bu sergi sürecindeki emeğimizi “emeğini yaşatmak için hayatını veren kahramanlara ve yaşamı savunan emekçilere” adıyoruz.’ Mesajının üretilen işlerle neredeyse hiçbir bağı bulunmuyor. Burada karşılaştığımız durum son yıllarda güncel sanat dünyasında hakim olan tuhaf bir bakış açısını  sergiliyor. Sergi bildirilerinde radikal, politik, kuramsal açıklamalarla; sergilenen eserler arasında olmayan bağlam. Küratörler eldeki yapıtlardan, yapıtların birleşme noktaları her neyse (tabii varsa) kavram üretse belki daha tutarlı olacak. Aksi durumda izleyicilerin kavram ve işler arasında bir bağlam yaratma çabası bir traji-komediye dönüşüyor. Aman dikkat!

www.akbanksanat.com

Bay Perşembe

1 Yorum devamı...

Daralan -Uçuş Korkusu-

Hayalbaz tarafından Tem.03, 2008 tarihinde eklenmiştir. Etiketler: Kategorilenmemiş

Daralan farklı disiplinlere ve disiplinsizliklere açık sanatsal üretimlerin sergilenebildiği, paylaşılabildiği bir projedir. Daralan sergi alanı ve bir atölyenin bulunduğu Galata’daki mekanında sergi projeleri, seminerler, atölye çalışmaları, geziler, performanslar, tiyatro-film-video gösterimleri ve alternatif projeleri hayata geçirmek için kurulmuş alternatif bir sanat mekanı.

Dar alanlarda kısa paslarla oynayan Hayalbaz ekibi olarak bir ziyaret edelim, ne nedir öğrenelim istedik. Geçen sene sonu belli sponsorluk bağlarına başvurmadan okumuş 3 gencin başlattığı proje atölyelerle kendini beslemeyi düşünüyor. Bu dönemde naifliği ile ‘bunu da yapan var’ dedirtiyor. Destekleyen dostlarını saymazsak ekip bir sanat tarihçi, bir arkeolog, bir heykeltıraştan oluşuyor.

Sıcak karşılandık, şarabımızı kolamızı içtik; arkadaşlar içtenlikle bize hikayelerini anlattılar. Açılışı Daralan ekibi kendi ürettikleri kavramsal bir çalışma ‘genişleyen dar alan’ adlı sergi ile açmışlar.

İlk sergilerinin duyurularında Erdinç Gümüş’ün altını çizdiği noktalar gayet önemli:

‘kimlikleri önceden belirlenmiş, lolipop misali cafcaflı paketler ile sarmalanmış porno ikonları, durumlarına isyan edip tüketilmeyi reddediyorlar. Aşkın ve cinselliğin varoluşu ile başlayan bedenin tarihinin, mülkiyetin tarihi ile değiştirdiği biçim, utançsız cinselliğiyle ayakta duran, mekanı yine kendi yatağı olan fakat dingin bir bekleyiş yerine arsızca bir sertlik ile cinsel kimliklerini sunan tanrıça idolleri sırtlarını dönerek saklanmıyorlar, aksine meydan okuyorlar cinselliğimizin ve bedenlerimizin tarihine.
Savaşların, mermi izleri ile duvarlar üzerine düşülen tarihi, ortasında kalmış çaresiz kızın yüzünde de, aynı yıkıcılıkla kendini belgeliyor devam eden hayatın oynak melodileri eşliğinde…’

Sohbette benzer geniş alanlardan, dar imgelere kayıyor ve biz bu sıcak mekanı seviyoruz. Ekip olarak yılda 3 sergi yapmak, geri kalan zamanda ise mekanı instiyatiflere açmak amacında. 5 Temmuza dek sürecek Uçuş Korkusu başlıklı sergiyi Karalama grubu yapmış. Çizgi romandan enstalasyona geniş bir çerçeve ile Daralanı renklendirmişler.

Tavsiye ederiz sizde ziyaret edin dar alanı, bu sıcak mekanı, dar alanlara-dünyaya sıkışıp kalmayın…

Daralan

lüleci hendek cad. hacı ali sokak n:12/2

Galata/İstanbul

0212 2928217

www.daralan.com.tr

1 Yorum devamı...

New York, New York…

Hayalbaz tarafından Tem.03, 2008 tarihinde eklenmiştir. Etiketler: Sergi

Şu sıralar New York semalarında Türkiye’den 4 genç sanatçı var. Mezze Sanat galerisinde 13 Haziran tarihinde başlayan sergi 4/From İstanbul adını taşıyor. Sergi ile Çağrı Küçüksayraç, Bora Akıncıtürk, Ahmet Civelek ve Hayal Pozantı’nın yapıtları New York’lu sanatseverler ile buluşuyor.

Çağrı Küçüksayraç ve Bora Akıncıtürk; Hayalbaz’ın Gün Işığı ile İlk Buluşma sergisinde İzmir ile buluşmuştu. Aralıksız sürdürdüğü üretim faaliyetlerine Akıncıtürk, Londra da devam ediyor. Küçüksayraç ise Anadolu yakasının sokaklarına küçük ve sihirli izler bırakıyor Bruce Wayn olarak. Arkadaşlarımız üretimlerindeki renklilik ve yaratıcılık geniş bir ilgiye mahzar oldu.

www.mezzeart.com

Yorum bırak.. devamı...

Lunapark’tan Taşan Duvarlar

Hayalbaz tarafından Tem.03, 2008 tarihinde eklenmiştir. Etiketler: Sergi, sokak

2006 yılında kurulan Tershane Sanat Platformu, geçtiğimiz günler de Beşiktaş’taki Küçükçiftlik lunaparkında ‘sanat benim oyun alanımdır’ başlıklı bir proje gerçekleştirdi. Ülkemizde son yıllarda klasik sanatmekanlarının insanlardan kopukluğu ve mahremiyetine karşı arayışlar artıyor. Tershane’nin projesine beyaz-loş duvarlara sergilenen ikonlar şeklindeki galeri-müze sunum mantığının dışındaki arayışlar desteklenmesi gereken, ihtiyacımız olan çalışmalardır.

Farklı disiplinlerden 40’a yakın sanatçının yan yana geldiği proje de en dikkat çeken alan, kuşkusuz İstanbul sokaklarını üretimleri ile şenlendiren sokağın sanatçılarının hazırladığı duvardı. Cins, Rad ve Atfogo’nun yan yana ve bir birlerinin işleri ile kesişen-paslaşan yaratılarının taşıdığı canlılık ile Lunapark ruhuna en uygun performansı ortaya koyuyorlar.

Atfogo’nun küçükten büyüye giden stencillerinin başlattığı yol önce Rad’ın Jan Svankmajer’e selam çakan işine ve ardından Cins’in devasa mutantına evriliyordu. Duvarın hemen karşısında ise Ender Gelgeç’in ‘bir A3, bir C4, bir B2 alacağım’ başlıklı müdahalesi bulunuyor. Gelgeç işiyle ilgili ‘Bana bir A4, bir G3, bir de H1 nedir diye sormayın. O’na neden bir D1, bir F5, bir de M3 alacağını sormayın. Söyleyebilecekleri şey şu olabilir ancak: Bilmiyoruz ve bilmek istiyoruz’ diyordu.

Lunapark bir özgürleşme alanıdır. Boş zamanı şenliğe dönüştüren, farklı deneyim ve arzulara yol açan naif bir kapıdır lunapark. Hemen burada Lettrist Enternasyonelin lunapark yaşamı fikrini anımsamakta fayda var. Sergi de gelişen, lunapark kavramının taşıdığı özgürlük ile çelişen bir durumu da genç sanatçı Gamze Özer ironik bir biçimde çözmüş. Sihirli ayna içinde yapacağı mekan enstalasyonunda kullanmak istediği büyüklere dair bir oyuncağın (dildo), sergi yürütmesi tarafından uygunsuz bulunması sonucu, Gamze yaptığı enstalasyona ‘sanat benim sansür alanımdır’ adını verdi.

Ne diyelim, nice lunapark coşkulu, hayata karışmış, sergiye..

Yorum bırak.. devamı...

Birşeye mi bakmıştınız?

Arama yapmak için aşağıdaki formu kullanın:

Buraya kadar aradığınız bulamadınız mı ? Hmm, bizimle iletişime geçin biz hayal edelim..